Dry aged dolaplar et dinlendirme makinesi olarak da bilinirler. Etin sadece bir gıda değil, bir sanat eserine dönüştüğü nokta olan Dry Aged; etin lezzetini yoğunlaştırmak ve dokusunu yumuşatmak amacıyla, kemiğiyle birlikte kontrollü bir ortamda dinlendirilmesi işlemidir. Kategorimizde yer alan Dry Aged dolapları, bu hassas dönüşüm süreci için gereken ideal sıcaklık (+1°C / +4°C), nem ve hava sirkülasyonunu kusursuz bir hassasiyetle sağlar. Standart buzdolaplarından farklı olarak, içerideki bakteriyel gelişimi engelleyen ve etin doğal enzimlerinin kas liflerini parçalamasına izin veren bu özel teknoloji; eti kurutmadan mühürler. Sonuç olarak ortaya, sıradan bir etten çok daha yumuşak, cevizimsi aromaya sahip gurme bir ürün çıkar.
Butik kasaplar, şık restoranlar veya mutfağında profesyonel dokunuşlar arayan gurme kullanıcılar için ideal olan tek kapılı dry aged dolapları, sınırlı alanlarda maksimum performans sunmak üzere tasarlanmıştır. Kompakt yapısına rağmen endüstriyel yaşlandırma teknolojisine sahip olan bu modeller, etin ihtiyaç duyduğu nem ve sıcaklık dengesini hassas bir şekilde korur. Şık cam tasarımı ve özel iç aydınlatması sayesinde, yaşlandırdığınız eti mekanınızın en değerli dekoru haline getiren tek kapılı modeller, hem yerden tasarruf etmenizi sağlar hem de müşterilerinize butik ve özenli bir hizmet sunduğunuzu kanıtlar.


Yüksek et sirkülasyonuna sahip steakhouse ve büyük ölçekli profesyonel restoranların ilk tercihi olan iki kapılı et dinlendirme dolapları, geniş iç hacmiyle operasyonel gücünüzü artırır. Farklı et türlerini veya farklı olgunlaşma aşamasındaki ürünleri aynı anda, düzenli bir şekilde yaşlandırmanıza olanak tanıyan raflı sistemi sayesinde stok yönetimini kolaylaştırır. Mekanın girişinde veya yemek alanında ihtişamlı bir "et vitrini" oluşturmanızı sağlayan çift kapılı modeller sunduğunuz lezzetin kalitesini gösterir.
Dry Aged dolapları, standart soğutuculardan farklı olarak yüksek mühendislik ve hassas iklimlendirme teknolojisi barındırdığı için bir maliyet kalemi değil, işletmeye değer katan bir yatırım aracı olarak görülmelidir. Et dinlendirme dolap fiyatları; cihazın et kapasitesine, raf sayısına, kullanılan paslanmaz çelik kalitesine ve içerdiği nem kontrol/UV sterilizasyon teknolojilerinin gelişmişliğine göre değişiklik gösterir.
İşletmeniz için Dry Aged dolabı seçerken en kritik kriterler haftalık et sirkülasyonunuz ve sunum alanınızın genişliğidir. Etin mükemmel olgunluğa erişmesi için gereken hassas nem ve ısı kontrolü, UV sterilizasyon özellikleri ve cam kapak tasarımı da tercihlerinizi belirleyen önemli faktörlerdir. İhtiyacınıza tam uygun, hem performansı hem de görselliğiyle öne çıkan modeli seçmek için ilgili satın alma rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Etin olgunlaştırma sürecini kusursuz bir lezzet deneyimine dönüştürmek isteyen profesyonel işletmeler için geliştirilen Dampak Dry Aged dolapları, üstün iklimlendirme teknolojisi ve şık tasarımı bir arada sunmaktadır. Etin dokusunu yumuşatan ve aromasını yoğunlaştıran enzimlerin en verimli şekilde çalışabilmesi için hassas nem ve sıcaklık kontrolü sağlayan bu üniteler, kabin içinde oluşturduğu stabil mikroklimatik ortamla ürün kalitesini garanti altına alır. Paslanmaz çelik gövde kalitesi, özel aydınlatma sistemi ve geniş cam yüzeyleri sayesinde hem hijyenik bir saklama alanı hem de etkileyici bir teşhir vitrini işlevi gören Dampak modelleri, steakhouse restoranlar ve butik kasaplar tarafından güvenle tercih edilmektedir.
Soru: Dry Aged (Kuru Yaşlandırma) nedir ve neden yapılır?
Cevap: Dry Aged, etin kontrollü bir ortamda kemiğiyle birlikte dinlendirilmesi işlemidir. Bu süreçte etin içindeki enzimler bağ dokularını parçalayarak eti yumuşatır ve suyun bir kısmı buharlaşarak lezzetin yoğunlaşmasını sağlar. Sonuç, çok daha aromatik ve yumuşak bir ettir.
Soru: Normal bir buzdolabında et yaşlandırma yapılabilir mi?
Cevap: Hayır, kesinlikle önerilmez. Normal buzdolapları nem oranını kontrol edemez ve yeterli hava sirkülasyonu sağlayamaz. Bu durum etin kurumadan çürümesine veya bakteri üretmesine neden olur. Dry Aged dolapları ise sabit nem (%80-85) ve hassas ısı kontrolü ile etin bozulmadan yaşlanmasını sağlar.
Soru: İdeal yaşlandırma süresi ne kadardır?
Cevap: Standart bir lezzet ve yumuşaklık için 28 gün en çok tercih edilen süredir. Daha yoğun, cevizimsi ve "blue cheese" aromasına yakın bir tat arayanlar için bu süre 45, 60 ve hatta 90 güne kadar uzatılabilir.
Soru: Yaşlandırma sürecinde et ne kadar fire verir (ağırlık kaybeder)?
Cevap: Etin içindeki su buharlaştığı için hacim kaybı yaşanır. 28 günlük bir süreçte genellikle %15 ile %20 arasında bir ağırlık kaybı (fire) normal kabul edilir. Süre uzadıkça bu oran artar.
Soru: Dry Aged dolaplarındaki Himalaya Tuzu ne işe yarar?
Cevap: Dolap içine yerleştirilen Himalaya tuzu blokları sadece görsel amaçlı değildir. Ortamdaki nemi dengelemeye yardımcı olur ve havaya yaydığı negatif iyonlarla etin üzerine hafif, aromatik bir tuz zerresi işlenmesini sağlar. Ayrıca antibakteriyel etkisi de vardır.
Soru: Etin üzerinde oluşan küf veya kabuk normal midir?
Cevap: Evet, sürecin doğal bir parçasıdır. Etin dış yüzeyi kuruyarak sert bir kabuk (mühür) oluşturur ve bu kabuk iç kısmı korur. Bazen üzerinde zararsız beyaz küfler oluşabilir. Pişirme işleminden önce bu sert dış kabuğun tamamen tıraşlanması (kesilip atılması) gerekir.
Soru: Dolap içinde hangi tür etleri yaşlandırabilirim?
Cevap: En iyi sonuç yağlı ve kemikli sığır etlerinde (Antrikot, T-Bone, Dallas Steak vb.) alınır. Etin yağ tabakasının (mermerleşme) yoğun olması lezzeti artırır. Tavuk veya domuz eti gibi beyaz etler bakteri riski nedeniyle bu yöntemle yaşlandırılmaya uygun değildir.
Soru: UV (Ultraviyole) ışık sistemi neden gereklidir?
Cevap: Nemli ve et dolu bir ortam bakteriler için elverişli olabilir. Dry Aged dolaplarındaki UV sterilizasyon ışıkları, içerideki havayı sürekli temizleyerek zararlı bakteri ve mikropların oluşumunu engeller, gıda güvenliğini maksimum seviyede tutar.
Soru: Cihazın temizliği nasıl yapılmalıdır?
Cevap: Et ile temas eden raflar ve askılar her kullanımdan sonra gıdaya uygun temizleyicilerle yıkanmalıdır. En önemlisi, nem sensörlerinin düzenli olarak kireçten ve tortudan arındırılmasıdır. Ayrıca aktif karbon filtrelerin belirli aralıklarla değiştirilmesi, koku oluşumunu engeller.